KÜLTÜR / SANAT
Yok Hükmündeki Millet-i Mahkumeler

1912'de Şark Yıldızı Gazetesi

Süryani Edebiyatının 2000 Yıllık Geçmişi

Soğan Kabukları ve Adıyaman'ın Öteki Tarihi

İstanbul Süryanilerine Bakış:Mazlum ve Makul

Süryani Kadınların Acılarına Işık Tutmaya Çalıştım

Azınlık Malları Nasıl Türkleştirildi

Bir Süryaninin Askerlik Anıları

Barışa Emanetiz

Kutsal Ruhun Kavalı Mor Efrem

Geçmişten Günümüze Mardin Müzisyenleri

Yok Sayılan Bir Halk

Süryaniler

hepsi

Süryani Dili

Süryanilerde Tiyatro ve Sinema

Süryanilerde Popüler Müzik

Süryanilerin Müzikal Çığlığı

Süryanilerde Kilise Müziği

Süryanilerde Halk Oyunları

Süryanilerde Ölüm Gelenekleri

Diyarbakır'da Geleneksel Bir Meslek Puşicilik

Turabdin'de Siboro Geleneği

Süryanilerin Yüzyıllardır Yaşattığı Sanat: Telkari

Şarabın Süryani Ustaları

Süryanilerde Paskalya Bayramı ve Hazırlıklar

Kaybolan Bir Süryani Sanatı: Basmacılık

Süryani Geleneğinde Noel (Yaldo) Bayramı

Bir Süryani Geleneği : Hano Kritho

Taştan Çıkan Beyaz Çorba: Gabula

Turabdinin Temel Yemeği Bulgur

Babağannuç

Yemek Tarifleri

 
 
/ BABAĞANNUÇ
Başlıkta okuduğunuz gibi aynen tonladığınızda iyi bir gurme bu yemeğin bir hint yemeği olduğunu söyleyiverir. Ama güneydoğuda yaşayan bir çok insan bu yemeği babağannuç ya da abugannuç diye okur.Yaptığım araştırmada bu yemeğin tarihçesi ile ilgili ne yazık ki hiç bir şey bulamadım. Hoş, bir yemeği yemek için nerden geldiğini ya da ilk defa kimin yaptığını bilmeye gerek yoktur. Ama bu yemek benim damak tadımda öyle bir yer etti ki süryanilerin babağannuç olarak tabir ettikleri bu yemeği kendimize maletmek istedim.

Hindistan'da yaşayan süryanilerin sayısının çokluğunu ve kültürlerini yaşatabildiklerini düşünürsek bu yemeğin bir süryani yemeği olmadığını söylemek en azından acele verilmiş bir karar olur..

Babağannuçu bir süryani olarak sahiplenmemin en önemli nedeni hemen her süryani evinde bilinen ve zahmetli olmasına rağmen annelerimizin yapmaktan vazgeçmediği bir yemek ve ya meze olarak bilinmesidir.

Yemek ve ya meze kelimesini bilerek kullandım. Çünkü babağannuç yapılış şekillerine göre gerek yöresel gerek biçim olarak farklılıklar gösterebiliyor. Mesela süryaniler babağannuçu bazen yumurta ile terbiye ederek bazende başka bi yerde kızarttıkları kıymayı ekleyerek servis ederler. Limon ve zeytinyağı ile meze olarakta tüketilir. Oysa bazı bölgelerde (Malatya'lı bir dostumun verdiği bilgiler ışığında) abuganuç (aynı yemek ama farklı tonlanmış) sadece patlıcan domates ve biber karışımıyla hazırlanıp zeytinyağı ve limonla servis ediliyor. Zeytinyağı ve limon yerine, ezilmiş sarmısak ve kızartılmış kıymada eklenebiliyor.

Babağannuçun bilinen ve sevilen bir yemek olduğunu Diyarbakır'daki BABAĞANNUÇ tabelasını gördüğümde anlamıştım. Yaptıkları yegane yemek babağannuç olan bu lokanta, ismini de bu yemekten almış olmanın orjinalliğini taşıyor. Diyarbakır'da Dağkapı olarak bilinen küçük meydanın tam karşısında duran ve kocaman tabelası her yerden görünen babağannuç lokantası müşterilerine babağannuçun mezesi hariç her çeşidini sunuyor. Mezeyi önceden sipariş eder ve yüklü bir miktar isterseniz (örneğin bir kilo gibi) sizin için paketleyip hazırlıyorlar.

Bu kadar bilgi ağzınızı sulandırmadı ise size iştah açıcı bir tarif yazıyorum. Afiyet olsun.

BABAĞANNUÇ

İstenen miktarda patlıcan közde veya ocakta ısıtılır. İyice piştiğinden emin olunduğunda kabukları soyulur. Bir çatal yada kör bir bıçıkla iyice ezilir. (Sakın blendırda yapmayın ya da annenizi bu konuda ikna edin. Çünkü tadından çok şey kaybediyor). Meze olarak sunulmak istenirse, rengini biraz değiştirecek kadar yoğurt ve az miktarda zeytinyağıyla karıştırılır. Yemek olarak sunulacaksa yumurta ile terbiye edilir. Yada başka bir tavada pişirilen kıyma patlıcanlara ilave edilir. İsteğe bağlı olarak sarmısakta konabilir.

Abuganuç olarak bilinen yemekte ise gene patlıcanlar közde iyice pişirilir. Fakat bu kez yanına biber ve dometesde konur. Hepsinin kabukları soyulduktan sonra ezilir ve karıştırılır. Başka bi tavada pişirilen kıyma yemeğin üzerine ilave edilir. İsteğe bağlı olarakta sarmısak konabilir.

 
   

   


© Copyright 2008 www.suryaniler.com
tasarım: Web Tasarım