mara

             
 
SÜRYANİ TARİHİ
Süryaniler Kimdir?

Eski Tarih

Süryani Tarihinde Bölünmeler

Kilisede Tek Başına

Renkler Sırayla Solarken

Serçe Kanadında Yaşayan Bir Halk: Süryaniler

Süryaniler Azınlık Oldu da Sonra Ne Oldu?

Dilsiz Süryani Nasra Şammashindi

Ermeni ve Süryanilerin Birlikte Yaşadığı Bir Köy

Yok Edilen Uygarlığın Kültür Envanteri

Gavur Değiliz ki Biz, İnanıyoruz

Sürgünün Ne Olduğunu Ortadoğu'da Gördüm

İsmini Saklayamazsın ki...

hepsi

 
 
Kenan Korkmaz / ''GİTTİLER'' İSİMLİ FİLM PROJESİ
Diyarbakırlı yönetmen Kenan Korkmaz’ın, Yukarı Mezopotamya’nın kadim halklarından Süryanilerin yaşadığı Aynvert (Gülgöze) köyünün muhtarı ve çocukları üzerinden, gitmek ve dönmek sancılarını işlediği ‘’ Gitttiler’’ film projesi destek bulma arayışında. 

Kariyerinde görüntü yönetmenliği, belgesel film ve film yönetmenliği olan Korkmaz, ilk uzun metrajlı filmi olan ‘’ *Lüks Otel ‘’ ile 2011 yılında Antalya 48'inci Uluslararası Altın Portakal Film Festivali'nde ödül alıp dikkatleri üzerine çekmişti. Ziraat Fakültesi'nden mezun olan ancak uzun yıllar Diyarbakır, İstanbul ve Adana'da gazetecilik yapan Korkmaz' ın, Adana'da geçmiş yıllarda ünlü sanatçıların kaldığı ancak şimdi kaderine terk edilmiş eski bir otelde çektiği "Lüks Otel" adlı filmi, festivalde düşük bütçesine rağmen 3 dalda Altın Portakal kazanmıştı. Projede yönetmen, görüntü yönetmeni, hem de yapımcı olarak görev yapan Korkmaz'ın bu eseri; en iyi görüntü yönetmeni ödülünü, Behlül Dal Jüri özel ödülünü en iyi film ve en iyi müzik dallarında almıştı. Korkmaz, yeni projelerinin daha verimli ve kaliteli tamamlanması amacıyla maddi ve manevi katkıda bulunmak isteyen ilgililerden ve sponsorlardan da destek beklediklerini vurguluyor.

www.suryaniler.com platformu olarak, Süryanilerle ilgili ''Gittiler'' isimli bu yeni film projesinde gönüllü danışmanlık desteğini sunduğumuz yönetmenin çalışması ile ilgili detayları sitemizde okuyabilirsiniz.


* http://vimeo.com/18456626

SİNOPSİS

İşo... Yukarı Mezopotamya’nın kadim halklarından Süryanilerin yaşadığı Aynvert köyünün muhtarı. İşo’nun iki oğlu: Yuhan ve Joseph...

Bölgede şiddet hüküm sürmeye başlayınca, köyün neredeyse tamamı topraklarını, hatta ülkelerini terk eder. Muhtar, yaşadığı baskılara rağmen bırakıp gitmez köyünü. Oğulları gitmek ister. Joseph kararlıdır ve gider. Yuhan, babasını bırakamaz. Joseph, gittiği günden, Yuhan kaldığı günden itibaren aldığı kararı sorgular. Bu sorgulama çoğu zaman evlerinin tavanına nakşettikleri ve ismine ‘Sılsel’ denen gökyüzü tasvirini izlerken yapılır. Süryanilerin baskı altında olduğu dönemlerde dışarı çıkmaya korktukları için, gökyüzü özlemini gidermek adına tavanlarına işledikleri ve güvercinin kanat çırpışı anlamına gelen ‘Sılsel’, karakterlerimizin de ruh halini özetler gibidir. Kanat çırpışlarıyla, o gökyüzünden özgürlüklerine uçmak isteyen iki güvercin. Ama her seferinde, gökyüzü motifleriyle bezeli duvara çarparlar. İkisi de olduğu yerde derin bir yalnızlık hisseder. Ama ne giden dönebilir gittiği yerden, ne de kalan gidebilir istediği yere...

Aynvert, Mardin’in Midyat ilçesine bağlı bir Süryani köyüdür. Zaman, burada olabildiğince yavaş akmaktadır. Köy halkının büyük bir kısmı Avrupa ülkelerine göç etmiştir. Gurbete gitmeyi göze alamayan veya gidip geri dönen bir kaç yaşlı ve köyün eski muhtarı İşo ile ailesi dışında köyde yaşayan kalmamıştır. Yuhan, İşo’nun iki oğlundan küçük olanıdır. Büyük oğlu Joseph, yıllar önce İsveç’e yerleşmiştir. Yuhan, hasta babasını bırakmamak için yaşadığı sıkıntılara ve hissettiği derin yalnızlığa rağmen köyünü terk etmez. Bir yandan da bu kararını sürekli sorgular ve abisinin yerinde olması gerektiğine inanır. Babası günün birinde ölür. Artık köyünü terk edip özlemini duyduğu ve yaşıtı dostlarının olduğu İsveç’e yerleşmesinin önünde engel kalmamıştır. Babasının cenaze töreni, aldığı kararı gözden geçirmesine neden olur ve gitmekten vazgeçer. Yuhan kendi hayallerinin ve çocuklarının geleceğindense, babasının ve atalarının geçmişinde kalmayı yeğler.

Stockholm, İsveç’in başkenti. Yaşam burada olabildiğince hızlı akmaktadır. Yuhan’ın abisi Joseph , yıllar önce yerleştiği İsveç’in, bu yüksek tempolu kentinde yaklaşık 10 yıldır tek başına yaşamaktadır. Joseph’in, yaşadığı modern kentin hızı ve eğlence hayatının zenginliğine karşın, evi ve çalıştığı fabrika arasında süre giden sıkıcı bir hayatı vardır. Joseph, Yuhan’ın da yardımlarıyla köyünde bir ev yaptırmaktadır. Kazancının büyük bölümünü eve yatırır. Evin inşaatı bittiğinde köyüne babasının ve kardeşinin yanına dönecektir. Babası yaşamını yitirir, ancak işyerinden izin alıp cenaze törenine gidemez. Bu durum, bir yandan kesin dönüş yapma kararını güçlendirirken, diğer yandan da, köyüne dönecek cesaretinin kaybolmasına neden olur. Babasının cenazesine bile gitmemiştir. Köyünde bıraktığı yaşlı babasına ve kardeşine karşı kendini sorumlu ve suçlu hissetmektedir.

Aynvert ve StockholmBabasının ölümünün ardından, Joseph evi ve işyeri arasındaki sıkıcı yaşamına devam eder. Bir gün aynı işyerinde çalıştığı memleketlisi ve belki de tek arkadaşı onu bir bara gitmeye ikna eder. Bar çıkışında ırkçı bir gurup genç tarafından arkadaşı öldürülür. Bu ani ölüm karşısında bir kez daha çaresiz kalan Joseph, ülkesinden kaçmasının belki de en büyük nedeni olan ırkçılık ve şiddetin, gittiği her yerde var olacağına, bundan kaçarak kurtulamayacağına inanmaya başlar. Henüz iki yıldır İsveç’te olan ve kaçak çalışan arkadaşına son görevini yapıp, cenazesini memleketine göndermek ister. Ama maddi nedenlerle bunu da gerçekleştiremez. İsveç’te toprağa vermek zorunda kalır. Bu süreçte ilgilendiği bir başkası ise arkadaşının eşi ve bebeğidir. Zaman içinde onlara karşı farklı, kısmen korumacı bir yakınlık duyar. Bir süre sonra arkadaşının evinde yaşamaya başlar. Joseph bir türlü aşamadığı yalnızlığını, bir başkasının mecburi kabullenişindeki yalnızlığı ile paylaşmaya başlar. Aynı zamanda da bu aileye ve eve karşı bir aidiyet duygusu gelişir. Ülkesine, hayallerini kurduğu köyüne dönmek gibi bir düşüncesi yoktur artık.

Yönetmen görüşü

Gittiler isimli sinema filmi projesi, bireyin aldığı kararlar ile ilgili pişmanlıklarını irdelemektedir. Kişi kendi kararlarının sonuçlarını yaşar. Ancak, ‘acaba seçimim yanlışmıydı’ sorusu zihnini sürekli meşgul eder. Hele ki kararlarını baskı altında almışsa ve gitmekle kalmak arasında bir seçim yapmışsa, bu sorgulama süreci neredeyse bir ömre yayılır. Kimi zaman içinde bulunduğu durumdan kurtulmak için harekete geçer, ancak duvara toslar. Durum biraz da yaşadığı topraklardan uzaklaşmak zorunda kalanların, gitmek ve kalmak arasında yeralan ince çizgideki uzun yolculuklarına işaret etmektedir.

Yaşadığı baskılara rağmen babasına bakmak için köyünde kalma kararı alan Yuhan ile, baskılardan kaçarak, yurtdışında bir yaşamı tercih eden Joseph’in öyküsü birbirine hiç değmiyormuş gibi görünse de tamamen aynı tür bir yalnızlığın ve pişmanlığın yansımasıdır. Her ikisi de bulunduğu yerde derin bir yalnızlık hissetmektedir. Yuhan kaldığı için pişmandır, abisinin yerinde olmayı arzular, ancak bunun önünde engeller vardır. Bu engeller ortadan kalktığında da artık çok geç olduğunun farkına varır. Joseph de gittiği için pişmandır. Geri dönmek üzerine planları, gittiği günden beri vardır. Ancak o da yaşadıklarının ardından geri dönmesinin artık mümkün olmadığının farkına varır. Yani ne kalan gidebilecektir, ne de giden geri dönebilecektir.

Filmin iki ayrı mekanı vardır. Biri Mardin’de küçük sakin bir Süryani Köyü, diğeri ise, İsveç’in başkenti Stockholm kentidir. Sıradan birer insandır, hikayemizin kahramanları. Bu iki sıradan insanın yaşadığı, aslında bir toplumun ve temelde insanlığın temel sorunlarından biridir.

Filmin birinci bölümündeki mekanın sessizliği, doğallığı ve terkedilmişliği, karakter özelliği ile de örtüşmektedir. Yuhan, Abisi ve diğer yaşıtları köyü terkettiğinden beri derin bir yalnızlık hissetmektedir. Belki de abisinin yerinde olma isteğinin temelinde bu yatmaktadır. Ne var ki yerinde olmak istediği abisi de, aynı yalnızlığı daha büyük bir kalabalığın içinde yaşamaktadır. Büyük kentin modern yaşamı ve insan ilişkileri arasında yolunu bulamamış, aidiyet duygusunu hissedememiştir. Geri dönme isteği de bu yüzdendir. Ta ki o ait olma duygusunu, kaybettiği arkadaşının geride bıraktığı ailesinde yaşayıncaya kadar.

Her iki karakterin çıkış olarak gördükleri, evlerinin tavanına nakşedilmiş gökyüzü tasviridir. Ancak uçup, o gökyüzünden özgürlüğüne ulaşmaya çalışan karakterlerimiz, duvara çarpan güvercinler gibi tavana çarpıp geri dönmektedir.

SILSEL:Süryani kültüründe Sılsel denen ve güvercinin kanat çırpışı anlamına gelen geleneksel bir uygulama.

Yönetmen -Kenan KORKMAZ

21 Nisan 1969, Bismil, Diyarbakır doğumlu. ilk ve orta eğitimini doğduğu kentte tamamladıktan sonra üniversiteyi okumak için Adana'ya gitti. Çukurova üniversitesi ziraat fak. tarım ekonomisi bölümünde okurken aynı zamanda da cumhuriyet, hürriyet ve sabah gazetelerinde muhabirlik yaptı. askerlik ve farklı sektörlerdeki iş deneyimlerinin ardından tekrar Çukurova üniversitesine dönerek sinema ve fotoğraf dersleri vermeye başladı. Kısa metraj sinema filmleri, belgesel sinema filmleri ve TRT'ye dizi belgesel çalışmaları yaptı. Yine TRT için dizi drama çekti. İlk uzun metrajlı sinema filmi Lüks otelin senaryosunu yazdı, görüntü yönetmenliğini ve yönetmenliğini yaptı.

Yönetmen –filmografi

YÖNETMENLİĞİNİ YAPTIĞI UZUN METRAJ FİLMLER

Lüks Otel - 2011

48. Antalya Altın Portakal Film Festivali, Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması, Behlül Dal Jüri Özel Müzik Ödülü. 2011

48. Antalya Altın Portakal Film Festivali, Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması, Behlül Dal Jüri Özel En iyi film Ödülü. 2011

48. Antalya Altın Portakal Film Festivali, Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması, En İyi Görüntü Yönetmeni Ödülü. 2011

18. Adana Altın Koza Film Festivali, Özel Gösterimler Bölümü Gösterim. 2011

30.İstanbul film festivali yeni türk sineması bölümü Gösterim

YÖNETMENLİĞİNİ YAPTIĞI BELGESEL FİLMLER

Duri Çavan (Satırarası) - 2009 ....

TRT dizi belgesel

Beyaz Anadol - 2008

YÖNETMENLİĞİNİ YAPTIĞI DİZİ FİLMLER

Cegeramin-Ciğerim - 2012/TRT

YÖNETMENLİĞİNİ YAPTIĞI KISA FİLMLER

Lüks Otel - 2010 / Kenan KORKMAZ, 

Acar FİLİZ

Hrant Dink Vicdan Filmleri Yarışması, Finalist. 2010

Le Vallah - 2007 / Kenan KORKMAZ,

Acar FİLİZ

Ege Film Günleri, Yeni Asır, Gösterim Seçkisi. 2006

Pantor - 2003 / Kenan KORKMAZ, FİLİZ ACAR

Güncelleme Tarihi: 26 Mart 2013

 
   

   


© Copyright 2008 www.suryaniler.com
tasarım: Web Tasarım