SÜRYANİ TARİHİ
Süryaniler Kimdir?

Eski Tarih

Süryani Tarihinde Bölünmeler

Kilisede Tek Başına

Renkler Sırayla Solarken

Serçe Kanadında Yaşayan Bir Halk: Süryaniler

Süryaniler Azınlık Oldu da Sonra Ne Oldu?

Dilsiz Süryani Nasra Şammashindi

Ermeni ve Süryanilerin Birlikte Yaşadığı Bir Köy

Yok Edilen Uygarlığın Kültür Envanteri

Gavur Değiliz ki Biz, İnanıyoruz

Sürgünün Ne Olduğunu Ortadoğu'da Gördüm

İsmini Saklayamazsın ki...

hepsi

 
 
M.Halis İş / SÜRYANİLERİN VEFA DUYGUSU
Midyat ve çevresinde, özellikle derin hoşgörüsü ve problemleri çözmesiyle tanınan Şeyh Fethullah Hamidi, Süryaniler tarafından mezarı başında anıldı. Ölümünden bu yana ilk kez böylesine kalabalık bir Süryani Cemaati tarafından Hamidi’nin ailesi ve türbesi ziyaret ediliyor. Ziyaretten sonra Mıhellemi Diyalog Derneği Başkanı Mehmet Ali Aslan, heyette bulunanlara Şeyh Fethullah Hamidi’nin resimlerini hediye etti.

Gercüş ilçesi Kayapınar köyünde 1947 yılında vefat eden Şeyh Fethullah Hamidi’nin (74) türbesi ve torunları Şeyh Abdullah Hamidi ve Şeyh Sabahattin Hamidi Ramazan Bayramı münasebetiyle Süryani din adamları ve cemaati tarafından ziyaret edildi.

Bu çerçevede ilk olarak torununun konağı ziyaret eden heyet Süryanice ilahiler ve dualar okuyup konağın içine giriş yaptılar. Şeyh Sabahattin Hamidi tarafından karşılan heyet misafir odasında ağırlandı ve bayramlaştılar. Daha sonra Hamidi’nin kabristanına gidilerek kendisi için koro şeklendi topluca yüksek sesle Süryanice dualar edildi. 

Midyat’ta bulunan Mıhellemi Dinler Diller ve Medeniyetler Arası Diyalog Derneği’nin öncülüğünde gerçekleşen ziyarete; Dernek Başkanı Mehmet Ali Aslan ve dernek üyeleri ile Almanya’dan Papaz Bıtrıs Öğünç, Holanda’dan Papaz Hanna Basut ve Amerika, Almanya, İsveç, İsviçre, Hollanda, Danimarka, İspanya ve Avusturya’dan gelen yaklaşık 50 kişilik heyet katıldı.

1915’te Birinci Dünya Savaşı sürerken, Ruslarla işbirliği yaptıkları gerekçesiyle asi çeteler ve mutaassıp aşiretlerin baskısına maruz kalan Süryanileri, öldürmenin ve sürgün etmenin, dinen uygun olmadığını ve barış içinde yaşamanın gerekli olduğunu ifade eden Müslüman Şeyhi Fethullah Hamidi, sağladığı sulh nedeniyle Midyat’taki Süryaniler, bu kişiye karşı büyük bir saygı duymaktadırlar. Onun çağdaşı Süryanilerin ölmesi ve geri kalan Süryanilerin büyük kısmının Avrupa’ya göç etmesi nedeniyle Şeyh Fethullah’ın ailesi ile son 50 yıldır bir diyalog boşluğu yaşanmıştır. Bu iletişimsizliğin çözümü konusunda Mıhellemi Diyalog Derneği’nin girişimi sonucu Süryaniler ile Şeyh ailesi arasındaki diyalog köprüsü yeniden canlanmış oldu.

Süryanileri Ölümden Kurtaran Seyh FethullahPapaz Bıtrıs Öğünç, Şeyh Fethullah’ı öven, ziyaret maksadını açıklayan bir konuşma yaparak, bütün İslam Âleminin Ramazan Bayramını kutlayıp, tüm insanlığa, barış, huzur ve mutluluk getirmesi temennisinde bulundu. Öğünç, konuşmasında: “Güzel insan Şeyh Fethullah hayatta iyi intiba bıraktı. İncil’de geçtiği gibi; “Sulh yapanlar, Allah’ın melekleri gibi günahsız kalacaklar”. Bizim dedelerimiz ve babalarımız onun sayesinde bugüne kadar gelmişler. Bizim bu mübarek ailesinden ve torunlarının torunlarından istediğimiz bu ismin baki kalmasıdır. Ne mutlu hoşgörü ile barışı sağlayanlara. Şeyh Fethullah’a Allah’tan rahmet diliyorum” dedi.

Papaz Hanna Basut da, “Şeyh Fethullah her ne kadar bedenen aramızda yok ise de ruhen içimizde yaşıyor. Bıraktığı eserden dolayı şu an buradayız. Gerçek bir din adamı haksızlığa hiçbir zaman taraftar olamaz. Kendim ve cemaatim adına söylüyorum ki, dünya durdukça Şeyh Fethullah içimizde yaşayacaktır. İnsanlar arkalarında mal mülkten ziyada iyi bir isim miras bırakmalıdırlar. Bu anlamda Şeyh Fethullah örnek bir şahsiyet olup, insanlığın onur ve şerefi için iyi bir isim bırakmıştır”

Şeyh Abdullah Hamidi ise, “Çok cefakâr ve fedakâr Süryaniler bizleri hala unutmamışlar. Rahmetli dedemizin yaptığı barış hala devam etmekte. Süryanilerin sevgisi, muhabbeti kalbimizde hala var. Senede iki kez Süryanileri gider evlerinde ziyaret ederiz. Süryanileri ziyaret için Aynwerd (Gülgöze) köyüne gittiğimde yaşadığım şu olay beni çok duygulandırdı. Kilisede kalan bir genç dedem Şeyh Fethullah’ın fotoğrafını gösterip, tanıyıp tanımadığımı sorduktan hemen sonra “Bu bizleri kurtaran Şeyh Fethullah’tır” dedi. Bu olayı duyunca çok duygulandım. Bizlerde onları seviyoruz ve onlar için dua edeceğiz.

Mıhellemi Dinler Diller ve Medeniyetler Arası Diyalog Derneği Başkanı Mehmet Ali Aslan, “Dünya hoşgörü ve medeniyet tarihine mal olmuş bu tür örnek şahsiyetlerin unutulmaması, misyonlarının ve hatıralarının daima canlı tutulup şimdiki ve gelecek nesillere aktarılması için köprü hükmündeki bu tür ziyaretlerin ve diyalogların sürdürülmesi gerektiğine olan inancımdan dolayı böyle bir öneriyi dernek olarak Süryani din adamlarına ve aydınlarına sunduk. Öneriyi yerinde bulan Süryaniler örgütlenerek derneğimizin öncülüğünde ziyareti gerçekleştirdiler. Midyat ve çevre köylerinde yaşayan Süryaniler ile Müslümanlar arasında bir bütünlük bulunmakta ve günümüzde huzur içinde yaşamaktadırlar. Şeyh Fethullah Hamidi, dinsel açıdan önder olduğu gibi, birçok yerleşim yerinde arabuluculuk yaptığı, adli olaylarda, eğitim konusunda, toplumsal felaketlerde her zaman başvurulan bir kişi olduğu onu tanıyan kişilerce dile getirilmektedir.” dedi.

Süryaniler Seyh Fethullah'ın Mezarını Ziyaret Ederken Tarihte yaşanan olayın özeti

1915 yılında, bugünkü adıyla Midyat İlçesi Aynwerd (Gülgöze) köyü ve çevresinde karşılıklı bir muharebe yaşanmış. Süryanilerin toplandığı bu köy ve çevresi savaş meydanına dönmüş. Bu durum üç ay sürmüş. Süryaniler, Aynwerd (Gülgöze)’ye sıkışıp kalmışlar. Tam bu sırada, onların imdadına, bölgenin o dönemdeki en önemli Müslüman din adamı sayılan Şeyh Fethullah Hamidi, arabulucu olarak yetişmiş ve “savaş dursun, düşmanlık bitsin” demiş. Görüşmeler, pazarlıklar sırasında, kapana sıkışmış bekleyen Süryani cemaatinin yanında yer almış, fetvalar yayınlamış. Ayrıca Şeyh Hamidi, anlaşma sağlanıncaya kadar, arada “güven bağı oluşsun” diye oğlu Şeyh Siracettin’i Süryanilere rehin bırakmış. Bu tavır, Aynwerd (Gülgöze) köyündekiler ve karşı taraf için mühim bir uyarı olmuştur. Hamidi, oğlunu, Süryanilere rehin olarak bırakmış, sözler tutulmadığı takdirde, oğlunu öldürebileceklerini kendilerine ifade etmiştir. Daha sonra, hemen Diyarbakır’a geçerek, yetkililerden, olayın sonuçlanmasını sağlayacak belgeyi almış ve olaylar böylece sona ermiştir. Neticede düşmanlık, korku ve güvensizlik kuyusundan bir barış çıkmıştır.

Yazı ve Fotoğraflar: Midyat Habur Gazetesi, M.Halis İş

Güncelleme Tarihi: 3 Ekim 2008

 
   

   


© Copyright 2008 www.suryaniler.com
tasarım: Web Tasarım