mara

             
 
SÜRYANİ TARİHİ
Süryaniler Kimdir?

Eski Tarih

Süryani Tarihinde Bölünmeler

Kilisede Tek Başına

Renkler Sırayla Solarken

Serçe Kanadında Yaşayan Bir Halk: Süryaniler

Süryaniler Azınlık Oldu da Sonra Ne Oldu?

Dilsiz Süryani Nasra Şammashindi

Ermeni ve Süryanilerin Birlikte Yaşadığı Bir Köy

Yok Edilen Uygarlığın Kültür Envanteri

Gavur Değiliz ki Biz, İnanıyoruz

Sürgünün Ne Olduğunu Ortadoğu'da Gördüm

İsmini Saklayamazsın ki...

hepsi

 
 
Sadık Aslan / ZAZ KÖYÜNE DOKUNMA

Yaşlı bir rahip ve rahibe, Midyat’ın Süryani köyü Hah kilisesinde görevliyken, 1995’te birçok Süryani gibi göç edip İsveç’e yerleşiyorlar. Kader birliği yapıyorlar. 2000 yılı başlarında siyasal ortamın ‘yumuşama’sıyla yurtlarına dönme çabası içinde olan tek tük Süryani vardır. Her şeyi göze alarak 2001’de ikisi de birlikte döner Midyat’a yerleşme çabaları içinde yaşam zorluklarıyla yüz yüze gelirler. Sonra bir kısım yardım sonucunda eski bir Süryani-Kürt köyü olan Zaz’ın (İzbırak) o vakit kapalı olan Mor Dimet Kilisesi’ne yerleşirler. Köyde sadece birkaç Kürt aile vardır. O tarihten bu yana daha da yaşlanmış halleriyle Mor Dimet’te iki kişi de olsalar yaşamlarını sürüp, ibadetlerini gerçekleştirip kültürlerini yaşatmaya çalışıyorlar. Nice Süryani’nin katledildiği köyün kilisesinde ibadet yapıyor olmaları; birçok Süryani’ye nasip olmayan, kendi topraklarında yaşıyor olabilmeleri belki tek tesellileri.

Gazetemizin 26 Ekim 2013 tarihli bir haberine göre, 17 Ekim 2013 tarihinde üç araçla Midyat’ın Zaz köyüne giden 15 kişilik bir grup, işte bu yaşlı iki din insanını “Sizleri burada yaşatmayacağız!” diye tehdit ederek kiliseye girmek istiyor. Kilise kapısının onlara açılmaması dolayısıyla herhangi bir zarar veremeden köyden ayrılıyor grup. Ondan iki buçuk ay önce yine üç kişi, bir hafta içinde değişik zamanlarda rahip ve rahibenin isteği dışında kiliseye girmek isteyip sözlü tacizde bulunmuş.

Bu yöntem yeni değil ve tanıdık. Hıristiyyanlara yönelik tehditlerin ve sonuçlarının hafızalarımızda halen canlı oldan anıları var. Yeni süreçle beraber görece ‘normalleşme’ koşullarında, hep anavatan hasretiyle yaşayan Süryaniler, her imkanı değerlendirerek az da olsa köylerine dönme çabası içinde. Zaz köyü için de böyle bir çalışma başlatılmış.

Komşu köyde yaşıyorken, Zaz’la ilgili çocukluk anılarımdan bugüne yankılananlar, bana o vakit (1980 ortaları) Kürtlerle beraber Zaz’da en fazla 5-10 Süryani ailenin yaşadığını söylüyor. Savaşın yoğun yaşandığı 1994’te köy devletçe boşaltılıyor. Süryani Mezarlığı dağıtılıp talan ediliyor. Köyde şimdi birkaç Kürt aile ile söz konusu rahip ve rahibe var. Köyün tarihi çok daha trajik 1915 Asuri-Süryani soykırımı (Seyfo), Süryanilerin merkez bir bölgesi olan Turabdin için çok yıkıcıdır ve bazı özgünlükler de taşır. David Gaunt’un, Belge Yayınları’ndan çıkan oldukça hacimli “Katliamlar, Direniş ve Koruyucular” adlı çalışması Seyfo’ya odaklanır. Yaşananlar belgelere dayandırılarak sözlü tanıklara da başvuruluyor. Zaz’la ilgili aktarılanlar, bugünkü tehditlerin hangi siyasetin devamı olduğunu anlamamızı sağlar. Köyde Seyfo zamanında 200 Süryani aile vardır. Bu, bini aşan bir sayı demek... Başka yerlere oranla, Turabdin’deki kıyımlarda devlet güçlerinden bağımsız olarak yerel aşiret güçleri ile halk kesimlerinin katılımı sonuç için belirleyici. Amaç, Süryanilerin topraklarına, evlerine, mal varlıklarına, kadınlara el koyma.

Zaz’da şu an rahip ve rahibenin kaldığı Mor Dimet Kilisesi, köyün üst başında, kulelerle desteklenmiş bir kale gibidir. Çevre köylerin Kürt aşireti toplanıp köyü kuşattığında herkes kiliseye sığınıyor. Açlık ve susuzluktan kırılıncaya kadar 20 gün boyunca direniyor Süryaniler. Köyü saran Kürtlerin, öldürülmeyecekleri sözüne güvenip dışarı çıkan 366 kişi, birkaç güzel genç kız dışında öldürülür. Ne ilginçtir ki, vahşetin boyutundan dolayı, 22 km. ötedeki Midyat’tan bir devlet subayı gelip duruma müdahale eder ve geri kalanların köyü terk etmesi koşuluyla kıyımı durdurur. Köyü terk edenlerin çoğu da, açlık, hastalık ve başka saldırılar sonucu yaşamını yitirir. Katliamlar dinince, ancak küçük bir grup geri döner köye.

Seyfo bölgede göç dalgalarıyla sürüyor sonra. Süryanilerin boş kalan topraklarına, evlerine bazı Kürt aileler, yakın dönemlerde de korucular el koymuş durumda. Süryanilerin anavatanlarına dönüp topraklarına sahip çıkma çabasında olmaları bazı çevrelerin hoşuna gitmiyor böylelikle. Son zamanlarda köylerine geri dönmeye çalışan Êzidîler’in de tehditlere maruz kaldığı yansıdı basına. Fakat sorun sadece bu çeteler değil. Toplum olarak bu trajik geçmişin vebalini önemli ölçüde paylaşıyoruz. Bireyler kadar toplumlar da yaptıklarının yanında yapmadıklarından sorumludur. O yüzden, bu geçmişin telafisi zor da olsa geri dönüşlerinde bu halklara destek olmak, çete vb. kesimlerin yönelimlerine karşı durmak önümüzde bir sorumluluk olarak duruyor. Kürt demokratik kurumlarına bu yönlü önemli görevler düşüyor. Son sözümüzü ise, yaşlı bir rahip ile rahibenin varlığını bile kaldıramayan çeteler ve efendilerine söyleyelim: Bu mazlum halkların ve Zaz’ın üzerinden çekin artık o pis ellerinizi!..

Yazar: Sadık Aslan - Burdur E tipi Cezaevi ; Güncelleme Tarihi: 25 Kasım 2013

 
   

   


© Copyright 2008 www.suryaniler.com
tasarım: Web Tasarım