mara

             
 
HABERLER
Haber Arşivi
Londra'dan Mardin'e Bir Vefa Borcu Hikayesi

Önyargıları kırmak için “YANYANA” geldiler.

Altı Kuşaktır Demir Dövüyorlar

Türkiye'de Kültürlerin Tanınma Deneyi

Tahsis Kararı İptal Mülkiyet Sorunu ise Devam

Syriacs want Confiscated Historical Monuments Back

Süryaniler El Konulan Mülklerini Geri İstiyor

Diyanet'e Mardin'de Kilise Piyangosu

Adıyaman Süryani Mezarlığına Saldırı

Süryani Aktivisitlerden Musul Açıklaması

Yüzyılın Dramı Sığınmacılar Fotoğraf Sergisi

Rupen Semerciyan Turnuvasında Süryani'ye Yer Yok

Basma Ustası Nasra Teyzenin Cenaze Töreni

Süryanilerin Basmacılık Sanatı Öksüz Kaldı

Süryanice'de Tutanaklara X Olarak Geçti

geri | | ileri
 
 
/ KAMP ARMEN'İN TAPUSU İADE EDİLDİ

Kamp Armen’in tapusu Gedikpaşa Ermeni Protestan Kilisesi Vakfı’na iade edildi.

Aralarında Hrant Dink, Rakel Dink ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Mardin Milletvekili Erol Dora’nın da bulunduğu, yaklaşık 1500 çocuğa ev sahipliği yapan Kamp Armen olarak bilinen Tuzla Çocuk Kampı’nın tapusu Gedikpaşa Ermeni Protestan Kilisesi Vakfı’na iade edildi.

Agos’tan Uygar Gültekin’in haberine göre, Gedikpaşa Ermeni Protestan Kilisesi Vakfı’nın avukatı Sebu Aslangil, tapudaki işlemlerin tamamlandığını açıkladı.

Kamp Armen’in Tarihçesi

Hrant Dink, içinde yetiştiği, sonrasında da eşi Rakel Dink’le birlikte yöneticiliğini yürüttüğü Tuzla Çocuk Kampı’nı ‘Atlantis Uygarlığı’ olarak tanımlamıştı. Bu tanım, kampın el emeği özelliğine vurgu yapıyor.

Kampın tarihçesi şöyle:

Gedikpaşa Ermeni Protestan Kilisesi, dört-beş öğrencinin kaldığı yetimhanenin mevcudu artmaya başlayınca, kilisenin bodrumundaki yetimhanenin taşınması için bir arazi almaya karar verdi. Kilise vakfı yönetimi, 1962 yılının Kasım ayında, Vakıflar Bölge Müdürlüğü ve İstanbul Valiliği gibi, ilgili bütün devlet kurumlarından gerekli izinleri aldıktan sonra, Tuzla Kampı’nı Sait Durmaz’dan satın aldı ve tapuyu vakıf adına tescil ettirdi. Ardından, çocuklar bütün yaz çalışarak, yüzlerce öğrencinin gelip gideceği kampı kendi elleriyle inşa ettiler.

Nasıl el kondu?

Bu arada, 6 Temmuz 1971’de, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, oy birliğiyle, vakıf senetleri bulunmayan cemaat vakıflarının 1936 beyannamelerinin vakıf senedi olarak kabul edilmesini onayladı. Böylece, beyannamelerinde bağış kabul edeceklerine dair açıklık bulunmayan cemaat vakıflarının doğrudan ya da vasiyet yoluyla gayrimenkul edinemeyecekleri, yasal hükme bağlandı.

8 Mayıs 1974’te, Yargıtay Genel Kurulu’nun, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin verdiği kararı onamasıyla, emsal teşkil edecek içtihat gelmiş oldu. Bu kararın ardından açılan davalarla, cemaat vakıflarının 1936 yılından sonra edindikleri taşınmazların büyük çoğunluğuna el kondu.

23 Şubat 1979’da, Vakıflar Genel Müdürlüğü, Kartal 3. Asliye Hukuk Hâkimliği’ne başvurarak, Gedikpaşa Ermeni Protestan Kilisesi Vakfı’nın elindeki tapunun iptal edilmesini ve eski sahibine geri verilmesini istedi. Dört yıl süren davanın sonunda, mahkeme, kamp arazisinin vakfın elinden alınıp eski sahibine verilmesine karar verdi. Böylece, Sait Durmaz, 1962’de boş olarak sattığı araziyi, hiç para ödemeden, üstünde kurulu olan kamp tesisleriyle birlikte geri aldı. Ermeni Protestan Kilisesi Vakfı, yıllar önce her türlü yasal işlemi yerine getirerek satın aldığı malı, sanki çalmış gibi, eski sahibine iade etmek zorunda bırakıldı.

* Kamp Armen’in tarihçesi Agos’tan alındı.

Kaynak: İMC TV ; Güncelleme Tarihi: 27 Ekim 2015  

 
   

   


© Copyright 2008 www.suryaniler.com
tasarım: Web Tasarım