mara

             
 
GÜNCEL
Ermeni ve Süryanilerin Birlikte Yaşadığı Bir Köy
Ermeni ve Süryanilerin Birlikte Yaşadığı Bir Köy
ARAMA MOTORU

Web'de Ara Site içinde Ara
 
Forum sözleşmesi


E-posta: Şifre: Şifre Hatırlat | Üye Ol

KONUYU AÇAN: A.Vahap Omuzlar 94.122.141.***
31.03.2015 01:50:04
Konu: ÇOK SAYGIN BİR BAŞKANLA TANIŞTIM


Birkaç hafta öncesinde sosyal medyada gezinirken benim de kadim halktan ’darb-ı mesel, kısas’ veya özdeyişlere hayran olduğumu, gördüğüm yerde hakkını vermeden, ince bir duyguya/söze, sözün nerelere varabileceğinin dokunaklığını paylaşmadan/yorum katmadan geçemiyorum her nedense.

İşte tam da bu paylaşımlardan biri. Beğenmekle yetinemiyor, fotoğrafa biraz daha yakından bakarken ’’Emin-ül Mérdin’’ (Mardin*in güvenileni) başlığıyla yıllar öncesinden (1973-1977) Mardin’de Belediye başkanı iken özellikle yoksul halkla yakından ilgili Murat Sadioğlu (başkanımız) olduğunu anladım.

Halkla iletişimin sırlarını, gördüğüm kare ve içini dolduran yorumları okuyarak öğrendim diyebilirim; birçok karenin arasından :

’’İlaç tamam da Reis Bey, nasıl kullanılacak?’’

Diye soran kadının okuma-yazması olmadığı halde başkan çok rahat bir şekilde deneyimlerinden ve pratiğinden yola çıkarak notunu düşüyor yıllar öncesinin ruhundan kaybetmeden yaşıyor kadimi ’’Emin-ıl Mérdin.’’

’’Okuman-yazman yok mu bu koca şehirde başkasını bulamadın mı? demiyeceksin. Alacaksın 3/4 ilacı önce üzerindeki tarifi okuyacak sonra anlatacaksın. Dua edecek, memnun olup ayrılacak. Emin ol; seni asla unutmayacak.’’

Diye yazdıklarını okuyor bir başka tıklayışta daha farklı karenin öyküsüne götürüyor, verilen mesajlarla ’’darb-ı meselle’’ diyorduk ya; tam da Selim Çolpantekin*in :

’’Hocam affınıza sığınarak resim için onayınızı almadan paylaştım. Gerçekten de Nazım Hikmet*in dediği gibi ’’Memleketimden Manzaralar’’

Hatırlatmasıyla siyah beyaz resmi anlamaya çalışıyorum. Boş yük sepetini bir basamak aşağıda müşterisini beklerken,o boş duran sepetin bir üstündeki basamakta her tarafı dağınık bir yük emekçisinin/hamalın uykuya dalıp yorgunluğunu kestirerek gidermeye çalıştığını gördüm; tıpkı 40/50 yıl önceki gibi Zinciriye Medresesi*nin yukarıya çıkan basamaklarındaki bu kadim şehrin yükünü çeken canların sıralanış/uzanışları gibi bir bir hatırlamaya çağrışımlarla birkaç saniye içinde Dertli Azizlere kadar yol aldığımın farkına vardım.

Asıl ’latifeye’ (espiriye) neden olan sayın başkanımızın Murat Sadioğlu’nun, Selim Çolpantekin’e :

’’Aflık bir durum yok Selim kardeşim; kültür insanların ortak mirasıdır.’’

Bir başka kadim Mardinli Hasan Sebuktekin ise:

’’Bir yerde diyalog,halka doğru yaklaşım ve iletişimin sorunlarımıza tam olmasa bile çözüm alternatifleri üretecek mekanizmaları yoksa eğer, bilin ki orada vasayet, dayatma ve baskılar genelde darbeler vardır. Oysa bizden beklenen halkımızın/milletimizin özgür iradesi doğrultusunda temel ve demokratik talepleri gözeterek siyaset/politika üretmenin gereği vardır.’’

Halklar arasındaki kültür farklılıklarının zengin miras değerinde olduğuna inanan başkan Murat Sadioğlu, merdiven basamaklarındaki yük emekçisi/hamalın ’kestirirken’ sınıf farklılığına değinerek :

’’Resimdeki hamal/yük emekçisinin sepetini boş bulduğu yorgunluk anında bile çocuklarının nafakası uçmasın diye ’Eli cebinde uyuklaması’ kestirmesinin değerli olduğunu ...*

Diye yorumlarken, boş duran yük sepeti ile ’’Kimin eli kimin cebinde?’’ sorusuna yanıt arıyor olsa gerek.



Murat Sadioğlu ve arkadaşları adına Kadim Mardin Halklarına saygılarımızla...


 
CEVAP YAZ - Onaylı Üyelik Gerektirir
isim:
konu:
cevap:
   

   


© Copyright 2008 www.suryaniler.com
tasarım: Web Tasarım